Habib Baba Hz. 4. Murad devrinde, gemiyle Hacca gitmek için Erzurum’dan İstanbul’a gelmiş. Fakat ne yazık ki, Hacca giden gemiye yetişememiş. Bunda da vardır bir hayır demiş içinden Aylarca yol aldığından toza toprağa batmış, yaralar içinde kalmış, uyuz olmuş. Memleketine dönmeden önce güzelce bir yıkanıp temizlenmek amacıyla bir hamama gitmiş Yıkanmak istediğini söylediği hamamcıdan red [...]
Erzurum’un büyük velisi İbrahim Hakkı (k.s.) hazretlerini çocukken İsmail Fakirullah (k.s.) hazretlerine teslim ederler. İyi bir terbiye alması için çocukluğunun mühim bir devresini Fakirullah hazretlerinin yanında geçiren İbrahim Hakkı hazretleri, bir gün eline aldığı bir testiyle çeşmeye gider, doldururken oraya gelen bir atlı: — Çekil bakayım önümden be çocuk! diye İbrahim Hakkı hazretlerini azarlayarak atını [...]
Ziyaretli köyünde su yoktur. Köylüler susuzluktan kırılmaktadır. Köyde yaşayan Davut baba bir gece rüyasında köyün yaslandığı yamaçtan tırmanan bir tilkinin gür bir pınarın yanında durduğunu görür. Rüyasını köylülere anlatan Davut Baba o gün yamaçta gördüğü tilkinin gittiği yönde bir ark açılmasını ister. Köylüler işe koyulur. Fakat bir süre sonra yorulup kazma kürek bırakıp köye dönerler. [...]
Erzurum dağlarında sürülerini otlatan Çoban Dede ve koyunları susuzluktan bunalmıştır. Koyunların halini gören Çoban Dede Tanrı’ya yalvarır.: “Ya Rabbim, bu yerde soğuk bir su yarat da ben ve koyunlarım kana kana içelim. Ondan sonra istersen canımı al.”
Yoksul bir ailenin kızı olan Rabia doğduğunda annesine kızının ermişlerden olacağı müjdelenmiştir. Kadın yoksulluktan üzülmektedir. Rüyasına giren yaşlı bir adam Sabah olunca kocasının Basra Beyi’ne gitmesini ve her gece 100 salavatla düşteki dervişin gönlünü hoş etmesini üç gecedir neden okumadığını sorup uyarmasını söyler. Adam denileni yapar ve Basra Bey’i tarafından ödüllendirilir. Rabia’nın anne ve babası [...]
Köroğlu Silistre’li Hasan Paşa yengisinden sonra çamlıbel’e çekilmiş dinlenmektedir. Bir gün yaşlı bir adam ziyaretine gelir ve halkının baskı altında olduğunu ,haksızlığın ve zulmün hat safhaya ulaştığını söyler. Oltu Paşa’sı Kenan Sancaktar ve annesi Tamara yöreye kan kusturmaktadır. Köroğlu hemen Köse Kenan’ı oğlu Hasan Bey’i ve yüzelli keleşini Oltu’ya gönderir.
Gürcü Kapı Camii’nin imamı bir gün sabah namazım kıldırmak için camiye geldiğinde, giysileri eski püskü, biraz da pasaklı bir adamın cami avlusunda ölmüş olduğunu görür. Hoca Efendi be adam ölecek başka yer bulamadın mı diye içinden geçirir. Hani derler ya fakirin ölüsü de soğuktur. İmam Efendiye de cemaate de eziyet olacaktır. Caminin cemaati Allah Rızasını [...]